Film içinde tiyatro izlediğimiz Sarı Zarflar’ın açılış sahnesinde, Derya kocasının yazıp yönettiği bir oyunun başrolünde. Kafeslere kapatılmış insanlar, toplumsal sıkışmışlığımızın metaforu. Shakespeare’in dediği gibi hayat bir sahne, bizler ise farklı rollere bürünen oyuncularız. Kuralları belirlenmiş ve replikleri yazılmış oyunda, hangimiz kafesten çıkabilir ki? Derya’nın sessiz çığlığı ve kan kırmızısı dekor, özgürlüğün bir hayal olduğunu vurgular.